Bağlama Çalarken Yapılan Yanlışlar

Bağlamanın Tarihçesi

Bağlama ve ailesi olan sazlarım tanıyabilmek için önce bu sazların atası olarak bilinen Kopuzun tanınması gerekir. İnsanlar, su kabağının üst kısmına ince deriler gerdirip sap ilave etmişler ve kiriş tellerini deri üzerinden geçirmek sureti ile sesin daha net çıkmasını sağlamışlardır. Yay ile çalınanlara İklığ, parmak veya mızrap türünden maddelerle çalınan türlerine de Kopuz adını vermişlerdir. İklığ yaylı sazların, Kopuz ise mızraplı sazların atası olarak bilinmektedir. Kopuz, sonraları su kabağı yerine armudumsu şekilde ağaçlardan oyularak yapılmış, üzerine yine deri gerilmiş, kiriş teller takılarak uzun yıllar çalınmış, daha sonraları da derinin yerini ağaç (göğüs-ses tablosu), kiriş tellerinin yerini ise metal teller almıştır. Mızraplı sazların atası alarak bilinen Kopuz, Türklerin en eski sazlarından biridir. En az 1500 yıl kullanılmış olan bu ünlü mızraplı saz, bugün yerini Anadolu’da bağlama ve ailesi sazlarına bırakmış olmakla beraber, Orta Asya ve Sibirya Türkleri tarafından halen kullanılmaktadır. Bağlama adına, ilk olarak 18. yüzyıl metinlerinde rastlanır. Bu dönemde Anadoluya gelen Jean Benjamin de Laborde, seyahatnamesinde, “Bağlamanın biçimi tıpkı Çöğürünki gibi, ama ondan daha küçüktür … ” der.

Bağlama Çalarken Yapılan Yanlışlar

Bugün sizler için bağlama çalarken yapılan yanlışları ve çözümlerini sunduğumuz bir yazı hazırladık.

Bağlama-Çalarken-Yapılan-Yanlışlar

 

Bu yazıda bulabileceğiniz konular;

♦ Bağlama çalarken sıklıkla yapılan hatalar

♦ Bağlama çalarken yapılan hataların çözümleri

Dilerseniz bağlama kursu İzmir temsilcisi olarak hazırladığımız yazımıza geçelim.


Hızlıca Öğrenmeye Çalışmak

Her enstrüman öğrenmeye çalışan kişi gibi, bağlama öğrenirken de bazı kişiler her şeyi hızlıca öğrenmeye çalışır. Bu durum sizi geliştirmekten öte sizi geriye çeken bir durumdur. Dünya üzerindeki hiç bir şeyi hızlıca öğrenmemeniz gerekmektedir. Eğer üst düzey bir zekaya ya da doğaüstü güçlere sahip değil iseniz kısa bir süre içerisinde öğrenmek size çok fazla şey katmayacaktır. Öğrendiğiniz şeyi yavaş fakat sindire sindire öğrenmeniz, sizin için en iyisidir. Bir şeyi uygulayarak, tekrarlayarak, yavaş bir şekilde öğrenmek gerçekten daha kalıcı bir öğrenme şeklidir. Bunu uygulamayıp hızlıca öğrenmeye çalışmak, ehliyet sınavına çalışmadan araba sürmeye benzer ki şanslı ya da çok yetenekli değil iseniz bu denemelerin sonucu bir bariyere çarpma ile sonuçlanacaktır.

Çözüm:  Her egzersizi ya da parçayı yavaş çalmayı öğrendikten sonra hızlandırarak çalışmak. Öğrenim sürecini zaman yaymak.

Makamları Öğrenmemek

Bağlama’nın üzerinde çok fazla makam çeşidi vardır. Eğer bunları öğrenmeden bağlama çalmaya çalışırsanız hiç bir gelişme gösteremezsiniz. Bazı şarkıları çalamaz bazı teknikleri hiç bir zaman uygulayamazsınız. Bağlama üzerindeki bütün teknikleri, makamları ve çalış şekillerini öğrenmemek, arabayı çalıştırabilmeye fakat sürememeye benzer. Eğer “Ben bağlama çalabiliyorum” diyebilmek istiyorsanız, bağlama hakkında her şeyi öğrenmeye çalışıyor olmalısınız. Bağlama çalabilmek sadece bağlamanın tellerinden ses çıkartabilmek değildir, gerçekten bağlama hakkında her şeyi öğrenmeye çalışmak, öğrenilebildiği kadar öğrenmek ve tekniği devam ettirmek demektir. Yeni teknikler bulmaya çalışmak, enstrümanı ve kültürünü aktarıp, geliştirmeye çalışmaktır bağlama çalmak. Neşet Ertaş gibi büyük ustaların izinden gidebilmek, fakat kendi yolunu da çizmektir gerçekten bağlama çalabilmek.

Çözüm: Küçük bir araştırma ile bağlama üzerindeki makamların hepsini öğrenip çalışmak. Bilginin sonunun olduğuna inanmamak ve sürekli öğrenmeye çalışmak da bu konu için uygulanabilecek en iyi şeylerden birisidir.


Umarız bağlama kursu İzmir temsilcisi olarak hazırladığımız yazımızdan memnun kalmışsınızdır. Bu tarz içeriklerin devamının gelmesini istiyorsanız, sitemizi takipte, kendinizi ise öğrenmeye açık tutun. Aklınıza takılan herhangi bir soruyu bize sorup, bilgiler sağlamak için bizlere e-mail yolu ile ulaşabilir, kendinizi bilgilendirmeye devam edebilirsiniz.